800x600 1024x768 Navigation:    ANASAYFA arrow GÜNCEL HABERLER arrow Uzman gözüyle yeni SGY
Uzman gözüyle yeni SGY PDF Yazdır E-posta

Image "Yeni sosyal güvenlik yasası ile borçlanma fiyatı artıyor, ev hanımlarının borçlanması ise kaldırılıyor"
Kamu Yönetimi mezunu olan Nuri Sansarlıoğlu, uzun yıllar SSK Genel Müdürlüğü’nde çalıştı. Çalıştığı kurumun Türkiye çapında düzenlemiş olduğu sosyal güvenlik mevzuatı eğitim seminerlerinde hocalık yaptı. Çeşitli radyolarda sosyal güvenlik üzerine programlar hazırlayıp sundu. Devlet memurlarının özlük haklarındaki sosyal adaletsizlikler, sosyal güvenlik kurumlarının mevzuat farklılıkları, göçmenlerin sorunları ve çözümleri konularında raporlar hazırladı.

Kanada’ya yerleştikten sonra Türklerin sosyal haklar konusunda fazla bilgi sahibi olmadığını gören Sansarlıoğlu, sosyal güvenlik uzmanı olarak danışmanlık hizmeti vermeye başladı. Şu anada kadar onlarca kişinin Türkiye’den emekli olmasını sağladı.
Kanada’nın birçok şehrinde toplum üyelerini aydınlatmak amacıyla dernek ve vakıfların düzenlediği seminerlere konuşmacı olarak katıldı.
Konunun uzmanı olan Nuri Sansarlıoğlu ile Türkiye’de üç defa ertelenen ve son olarak 1 Haziran 2008’de yürürlüğe gireceği açıklanan yeni Sosyal Güvenlik Kanunu’nun neleri içerdiğini ve Kanada’da yaşayan Türk vatandaşlarının bu kanundan nasıl etkileneceğini konuştuk.
 
Sosyal güvenlik yasası neden üç kez ertelendi?
N.S.: İlk erteleme; yasanın bir kısmını Anayasa Mahkemesinin iptal etmesinden kaynaklandı. İkinci erteleme de araya 2007 genel seçimlerinin girmesi ve eski Cumhurbaşkanının yasayı veto etme endişesiyle yapıldı. Üçüncü erteleme ise 2008 bütçesinin aralık ayında çıkartılması zorunluluğundan dolayı bütçe görüşmelerinin, Kuzey Irak operasyonu tartışmalarının TBMM’ni yoğun ve öncelikli bir şekilde meşgul etmesinden dolayı oldu.
Bunlar Türkiye’nin gündemiyle ilgili olan sebeplerdir. Fakat , bana göre asıl iki tane daha sebebi vardır. Bunlardan birincisi, yasayı çıkaranların ve savunanaların, bu yeni sistemi halka ve geniş kitlelere iyi anlatamayışlarıdır. Bu konu, birkaç sivil toplum kuruluşlarını davet ederek, birkaç saatlik açıklayıcı toplantılarla anlatılabilecek kadar basit bir konu değildir. İkincisi ise, yasaya karşı çıkanların kamuoyunu daha iyi etkileyişleri ve büyük tepki oluşturmalarıdır. Asıl bu iki sebep bir araya gelince ertelemeler olmuştur. Yeni sosyal güvenlik sistemi maalesef herkesin bilinçli veya bilinçsizce konuştuğu bir konu halini aldı.
 
Ertemelerin, yurtdışında yaşayanlara bir avantajı veya zararı oldu mu?
N.S.: Avantajı oldu diyebiliriz. Bildiğiniz gibi yurtdışında, Kanada da çalışan vatandaşlarımızın hizmet borçlanmaları veya yurtdışında çalışmayan ev hanımlarının ikamet borçlanmaları günlük 3,5 dolardan yapılıyordu.
Bu ertelemelerin, gurbetçilerimize en önemli faydası her yıl ve sürekli artacak olan yurtdışı hizmet ve ev hanımlarının ikamet borçlanması fiyatının arttırılamayışı olmuştur. Yani ertelemeler borçlanmaların 3.5 dolardan devam etmesine yol açmıştır.
Bazı yurttaşlarımız bu ertelemeler neticesinde fiyatın artmamasından dolayı 10-15 bin dolar arasında daha az ödeme yapma imkanı buldular.
 
Ertelenen ve Haziran 2008’de  yürürlüğe girmesi beklenen yasa yurtdışındaki vatandaşlarımıza neler getiriyor?
N.S.: Anayasa mahkemesinin iptal ettiği maddelerin yerine (ki çoğu devlet memurlarıyla ilgili) yenileri hazırlanmış olup, şu anda meclisin komisyonlarında görüşülmektedir. Diğer taraftan, yurtdışı hizmet borçlanmalarını düzenleyen 3201 sayılı kanunu değiştirmek için de Sosyal Güvenlik Kurumu’nda bir komisyon kurulmuş ve çalışmalara başlamıştır. Yurtdışındaki ev hanımlarımız için (maalesef üzücü bir haber ama ) çalışmadıkları ev hanımlığı ikamet sürelerinin borçlandırılması kaldırılmaktadır. Bürokrasimizdeki sosyal güvenlik uzmanları eskiden beri bu uygulamaya karşıdırlar. Geçmişte, değişik zamanlarda ev hanımlarının ikamet borçlanma hakkının kaldırılması için kanun tasarıları hazırlamışlardır ama çıkartamamışlardır. Bu defa çıkartma konusunda kesin kararlı görülüyorlar.
Her ne kadar Türkiye de yasaların çıkması veya çıkmaması konusunda sürprizler yaşansa da; sosyal güvenlik kurumlarının zararda olması ve emekli olacakların sayısının azaltılmaya çalışılması, bu borçlanma hakkının kaldırılacağı şansını kuvvetlendirmektedir. Her yıl binlerce (özellikle Almanya’da yaşayan) bayan gurbetçimiz, yurtdışı ikametlerini borçlanarak emekli olmaktadırlar.
Bir diğer önemli konu ise borçlanma ücretinin tespiti asgari ücretle iliş-kilendirilmiş olup, artışlarının da yasal formülle otomatiğe bağlanması ve her asgari ücret arttıkça arttırılmasıdır. Özetle yasanın yürürlüğe gireceği 1 Haziran 2008’de yurtdışı hizmet borçlanmasının günlüğü yaklaşık 5 ABD doları karşılığı YTL olacak.
 
Bu durumda Kanada’da yaşayan Türk vatandaşları ne yapmalı, önerileriniz nelerdir?
N.S.: Ev hanımları, bu borçlanma hakkı kaldırılmadan hemen başvurup borçlanmalıdırlar. Çalışanlar da yurtdışı hizmet borçlanmasının günlüğü artmadan hemen borçlanma başvurusu yapmalı ve 3,5 dolardan yararlanmalıdırlar.
 
Bağ-Kur, Emekli Sandığı ve SSK birleşiyor mu?
N.S.: Bu üç kurum şu anda tam birleşmedi. Yeni kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu’na bağlandı. Bu üst kuruma bağlı olarak, kendi yasalarıyla hizmet vermeye devam ediyorlar. Şu anda birleşmenin geçiş süreci yaşanıyor. Ileride  ayrı ayrı kurumlar olmayacak, merkez olarak Ankara`da tek kurum olan “Sosyal Güvenlik Kurumu” kalacak . Ayrıca, bu üç kurumdaki yaklaşık 160 çeşit kadro iptal edilerek, tek hizmet binasından tutun da tek makam arabasına kadar büyük bir kamu tasarrufu sağlanacak.
Diğer taraftan, şu anda olmasa bile ileride tek tip sigortalılık ve tek tip emeklilik şartları ve tek ölçüye göre emekli maaşları gibi birçok konuda standart birliği sağlanmış olacak. Bu da sigortalılar ve emekliler arasındaki sosyal adaletsizliği azaltmış olacak.
 
Yeni sisteme göre kurumların birleştirilmesine neden ihtiyaç duyuldu ?
N.S.: Mevcut üç sosyal güvenlik kurumunun bütçeleri çok büyük açıklar veriyor ve gelirleriyle giderlerini karşılayamıyorlar. Kara delik denilen bu açıkların toplamı ülke gelirinin toplamının yüzde 5’ ine ulaştı. Bu üç kurum emekli maaşlarını hazinenin desteğiyle ancak ödeyebiliyor.
1.7 sigortalıya karşı 1 emeklinin olduğu, sigortalı ve işverenlerden alınan primlerle emekli maaşlarını bile ödemenin mümkün olmadığı bu tablo, genç nüfuslu bir ülke olan Türkiyenin geleceğini (hatta şimdi de) tehdit eder hale gelmişti.
Ayrıca, kurumlar arasında çok büyük sosyal adaletsizlikler vardır. Buna çok basit bir örnek verelim. Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’ndan 9 bin gün = 25 tam yıl prim ödeyerek emekli olabilen bir erkek sigortalı, SSK’dan 5 bin gün - 14 yıl prim ödeyerek emekli olabiliyordu. Yani 11 yıl daha az prim ödeyerek daha erken yaşta emekli olunabiliyordu.
Bu sebepler bir araya gelince 70 milyonluk bir Türkiye’nin yeni bir sisteme ihtiyacı kaçınılmaz olmuştu.
 
Yeni sistemle getirilen ve iptal edilen haklar nelerdir?
N.S.: Genel Sağlık Sigortası’yla, sigortalı olanlar ve onların hak sahipleri ile yerleşim yeri Türkiye olan kişilerden, vatansızlar ve sığınmacıların, oturma izni almış yabancı ülke vatandaşlarından yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında sigortalı olmayan kişiler ile işsizlik ödeneğinden yararlananların, sosyal güvencesi olmayanların, 18 yaş ve altındaki bütün çocuklar da dahil herkesin yararlanacağı bir sağlık sigortası getirilmiştir.
SSK hastaneleri Sağlık Bakanlığına devredilerek, herkesin her hastaneye gidebilmesi sağlanmıştır.
Yeni genel sağlık sigortası ile ;
-  Aile hekimliği uygulaması başlayacak- - Sosyal güvencesi olmayanların sağlık primini devlet karşılayacak
- Emekliler ile hak sahiplerinden sağlık primi alınmayacak.
- Yurtdışındaki tedavi ile tüp bebek giderleri karşılanacak.
- Ayrıca , emeklilik ileri ki yıllarda zorlaştırılacak.
Bu sistem yürürlüğe girmeden önce sigorta girişi olanların kazanılmış hakları korunacak, 2035 yılına kadar emekli olacaklar önceki kanunlara göre emekli olabileceklerdir. Bu kanun yürülüğe girdikten sonra ise girenlerin emeklilikleri kademeli bir şekilde zorlaştırılacak. 2047 yılından sonra, hiç kimse 65 yaşından önce ve 25 yıl çalışmadıkça emekli olamayacak. Bazı zor mesleklerin fiili hizmet zamları (yıpranma zamları) kaldırılıyor.          
 
Türkiye’den emekli maaşı alanların Kanada’da yasal olarak çalışma hakları var mı?
N.S.: Toplumun çok az bildiği ve bilenlerin de eksik bildiği bir konu bu. Bu konuda  Temmuz 2007’de bir yönetmelik çıktı.
Önce eski uygulamadan bahsedelim isterseniz. Eski uygulama ile yurtdışında yaşayan vatandaşlara “Türkiye’den emekli maaşı alınca çalışmayacağım ve sosyal yardım almayacağım, alırsam da haber vereceğim, bu durumda maaşımın durdurulmasını kabul ediyorum” diye bir taahhütname imzalatılıyordu. Fakat kurumlar bunu araştırmıyor, kontrol edemiyorlardı. Etse de bunlara yoğunlaşacak bir servisi yoktu.
Yeni yönetmelikle, kesin dönüşü açıklığa kavuşturdular. Emekli başvurusu yapanlar yurtdışında yaşayabilecek, yurtdışında yaşarken de emekli aylıklarını alabilecekler.
Ancak, Türkiye emeklisinin yurtdışında çalışmama  şartını genişleterek, ilaveten  işsizlik (unemployment), sosyal yardım (welfare), hastalık yardımı (disability benefit) almama şartları da getirdiler.
Şu anda da, bu durumda olanları tespit edebilmek için, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda yöntem belirleme çalışmaları var.
Ayrıca, birkaç yılda bir emeklilerden, çalışmadığına, sosyal yardım almadığına dair belge isteyecekler. O zaman herkesin durumu net bir şekilde ortaya çıkacak.
Burada hemen şunu belirtmek lazım. Bu çalışamama mutlak anlamda bir yasak değil, çalışabilirsiniz. Çalışınca kurumunuza haber vereceksiniz. Haber verince de aylığınız durduruluyor. Yine belirtelim,  aylığınızın durdurulması emekliliğinizin  iptali değil. Işten çıktığınızı, dolayısıyla çalışmadığınızı beyan ettiğinizde aylığınız tekrar bağlanacak.
Bu konuda çelişkiler de var. Kurumlar arasında  farklılıklar var. SSK ve  Emekli Sandığı’nın uygulamaları farklı. Bir de  emekliler arasında da farklı  uygulamalar var.                           Yine bu konularda , kurumlar ile emekli-ler arasında karşılıklı açılmış davalar var.
Bana göre; bu uygulama anayasanın eşitlik ilkesine  aykırı,  diğer yasalarla  da çelişkili  olduğundan sosyal  adaletsizliğe yol açıyor.
Aynı SSK emeklisi kişi Türkiye’de çalışabiliyor, destek primi ödemek suretiyle maaşı kesilmiyor, yurtdışında ise çalışamıyor. Bu durum yurttaşlar arasında ayrımcılığa yol açıyor.
Diğer taraftan, Türkiye çifte vatandaşlığı tanıyor, ama çifte vatandaş olmadan kaynaklanan sosyal hakları karşı ülkede alamazsın diyor. Bu uygulamada kendi içinde çelişkili. Ülkemize döviz kazandıran, ülkesini seven  gurbetçilerimizin mağduriyetine yol açıyor.
Bu yanlışlığın düzeltilmesi için şahsen çok uğraştım, öneri hazırlayıp, meclise gönderdim.
Yeni yasayı hazırlayan komisyonun üyesi 30 milletvekiline konuyla ilgili dosya yolladım. Türk dernek ve vakıflarından imzalar topladım.
Milletvekilleriyle telefonda görüştüm, söz aldım. Emekli “gurbetçiler de çalışabilir” maddesi geçtiğimiz yıl alt komisyondan geçmişti. Ne olduysa üst komisyonda kaldırıldı, konu yargıda, çıkacak sonucu bekliyoruz.

HASAN YILMAZ/CANADATÜRK

http://www.canadaturk.ca/haber_detay.asp?haberID=96

 
< Önceki   Sonraki >

BAŞVURU FORMU

Sizi ilgilendiren Türkiye, Almanya, Kanada vs. tüm ülkelerin sosyal güvenlik yasalarına göre haklarınızı öğrenmek; Türkiyeden ve diğer ülkelerden de çifte emekli olabilmenizin yollarını da açıklayan SOSYAL GÜVENLIK raporunuzun hazırlanmasını istiyorsanız burayı tıklayınız. Çıkan bilgi formunu doldurup GÖNDERİNİZ.

Sosyal Güvenlik Rapor hazırlama ücretini kredi kartınınız ile ödemek istiyorsanız tıklayınız.